Diyetisyen mi olsam?

Karar vermek bazıları için zor bazıları için ise oldukça kolay bir eylemdir.Yiyeceğimiz yemekten, hayat arkadaşımızın seçimine kadar herşey karmaşadan sonuca kararlar sonrasında ulaşır. Ben malesef oturacağı masayı bile on kere düşünenlerdenim.Tercih dönemleri bana benzer özellikler taşıyan kararsız öğrenciler için biraz daha zor geçiyordur diye düşünüyorum.Çünkü bazı arkadaşlarım hedefleri  konusunda keskin çizgilere sahipken benim için aynı anda birbiriyle alakasız dört beş meslek bir anda yapılabilir görünmüştü, ilgimi çeker olmuştu.O zamanlar bana derin gelen şimdiyse oldukça yüzeysel bulduğum araştırmalarımı da elbette internetten yapıyordum.Sınava hazırlanırken ne olacağımdan çok ne olamayacağıma karar vermiş bir haldeydim. Sağlık alanında bir meslek sahibi olmak ve beyaz önlüğü mutlaka giymek istiyordum.(şuanda giymekteyim güzel bir his) 17 yaşında yaptığım meslek seçimime yönelik araştırmalarım şu sorular çevresinde şekillenmekteydi.

Eczacılık iş olanakları ve maaşı ne kadardır?

 Diyetisyen nerelerde çalışır, ne iş yapar, ne kadar maaş alır?

O dönemde girdiğim bir eczanede bir hastanın eczacıya haksız ve saygısızca bağırdığını görmüştüm.Fikrimin değişmesinde etkili olan bir tartışma oldu bu.Sonra beyaz koltuklu bir ofis hayaliyle beslenme ve diyetetik bölümünü yazmaya karar verdim.

Öğrenciliğim boyunca malesef diyetisyenler için şartlar gittikçe zorlaştı, sayımız sürekli arttı.Bir yandan ders yükü bir yandan gelecek kaygısı her yanımızı sardı.Sayı fazla olunca işverenler de ister istemez durumu değerlendirdi.Özelde maaşlar azaldı, çalışma saatleri arttı derken devleti tercih edenlerin sayısı da günden güne çoğaldı.Bu sefer de kpss puanları yükseldi.Tam bir çıkmaz anlayacağınız.Şuanda durumlar biraz zor ve karışık ama 4-5 yılda çok şey değişiyor.Belki herşey düzelir, iyileşir belki de daha kötüye gider bilemeyiz.O yüzden ben beslenme ve diyetetik bölümünü öneriyorum ya da önermiyorum demek istemem.

Şuanda bu karmaşada yine mesleğini gerçekten sevenler sabrediyor ve ‘’Ben seçtim başka bir şey olamazdım,eninde sonunda bir şeyler düzelecek’’ diyor.Fakat daha yüksek puanlı bölümleri gönlünden geçirip puanı beslenme ve diyetetik bölümüne yettiği için diyetisyen olmayı tercih edenler bin pişman.Bu yüzden şuanki imkanlarına bakarak meslek seçmek biraz riskli çünkü mesleğin 4 yıl sonraki durumunu kestirmek çok zor.Gerçekten istedikleriyle, gönlünden geçenlerle doldurmalı bence insan listesini. En azından meslek zor bir duruma düştüğünde ‘’Olsun yine de mesleğimi çok seviyorum’’ diyebilmeli.

Write a comment