Çocukluk Çağında Obezite

Diyetisyen olarak tedavi ettiğimiz vakalardan biri olan obeziteye geçen haftaki yazımda değinmiştim. Kısaca hatırlatacak olursam obezite; vücut yağ oranının olması gerekenden fazla olması ile karakterize edilen bir hastalıktır. Obezite tedavi edilir ve riskli bir hastalıktır. Özellikle çocukluk çağında karşılaştığımız obezite ilerleyen yıllarda kişinin sağlığını ve yaşam kalitesini ciddi manada etkileyeceği için tedavisini ve takibini de ciddiye almak gerekir. Çocuğum obez mi ? Çocuklarda boy ve kilo ölçümü bebeklikten itibaren yapılması gereken takiplerdendir. Yetişkinlerden farklı olarak çocuklarda kullandığımız parametreler persentil eğrileridir. Persentil eğrileri kullanılarak bulunan değer >85 ise çocuk kilolu; persentil eğrileri kullanılarak bulunan değer >90 ise çocuk obezdir. Yine vücut ağırlığı, boya göre ağırlık, deri kıvrım kalınlığı, vücut yağ oranı da ağırlığa göre sınıflandırmalar için kullanılmaktadır. Çocuğu olan ailelere ağırlık takibi yapmaları adına evlerinde basit de olsa tartı bulunmasını tavsiye ediyorum. Ülkemizde diyetisyenlerin ve doktorların yaptıkları araştırmaları incelediğimizde her 3 çocuktan 1’inin hafif şişman veya obez olduğunu görüyoruz. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bölge Ofisi 2007 raporunda obezite epidemisinin (yaygınlığının ) dünyanın en önemli halk sağlığı mücadelelerinden birisi olduğunu, obezite eğiliminin özellikle çocuklar için alarm düzeyine ulaştığını ve gelecek nesiller için daha fazla sağlık yükü oluşturacağını ifade etmiştir. Gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmaları incelediğimizde çocukluk obezite oranının %64 oranında arttığını görüyoruz. İspanya’da çocukluk çağında obezite üzerine yapılan çalışmada son 10 yılda hafif şişmanlık %11’den %18’e yükselmiştir, obezite ise %2,8’den %6,8’e yükselmiştir. Almanya’da çocukluk çağında obezite üzerine yapılan benzer bir çalışmada ise hafif şişmanlık ve obezite oranı toplamda %23 olarak saptanmıştır. ! 20 yılda obezite sıklığının bu kadar artmasının sebebini araştırmacılar; yoğun kalorili gıdalar tüketilmesinin, endüstriyel beslenmenin yaygınlaşmasının,fiziksel aktivitenin oldukça azalmasının, okul-iş hayatının stres etkenlerinin artmasının etkili olduğunu ifade ediyorlar. Fakat en önemli sebebin beslenme düzenindeki hatalar, sağlıksız beslenme, yardım almama olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarda obeziteye sebep olan etmenler nelerdir ? Çocukluk çağında obezite üzerine yapılan birçok çalışmayı taradığınızda bunun sosyoekonomik durumla yakın ilintisi olmadığını fark edebilirsiniz. Ancak düşük lifli gıda tüketimi, paketli gıda tüketimi, fazla şeker tüketimi, hareketsizlik çocukluk obezitesi ile yakından ilintilidir.

Gün içerisinde 4 saat ve daha fazla televizyon izleyen çocukların obezite sıklığı 1 saat televizyon seyreden çocuklara göre daha fazladır. Yine çalışmalarla desteklenen sonuç çocuğun ebeveyniyle olan iletişimidir. Annesiyle ve babasıyla olumsuz iletişim yaşayan çocuklar aşırı yemeye yönelmektedir.

Anne ve babada mevcut olan obezite çocukta %80 oranında gözükmekte, anne veya babada mevcut olan obezite çocukta %50 oranında gözükmekte, anne veya babada mevcut olmayan obezite çocukta %9 oranında gözükmektedir. Bilimsel sonuçlarla da desteklenen bu araştırma obezitenin genetik ve çevresel etkenlerini gözler önüne sermektedir. Yani siz şişmansanız çocuğunuz da büyük ihtimalle şişman olacaktır. Çünkü hem genetik yatkınlık vardır hem de beslenme alışkanlıkları ailede kazanılır ve gelişir. Obezite hastalığına sebep olan bir diğer etmen de ailelerin çocuğun ağırlık (kilo) artışını seyretmeleri ve önlem alma konusunda geç kalmalarıdır. Ertelenen takip tedavi gerektirir. Ne yapılabilir ?

*Tıbbi Beslenme Tedavisi:

Obezite hastalığı olan çocuk için ilk yapılması gereken tıbbi beslenme tedavisidir. Diyetisyenin hazırlayacağı tıbbi beslenme tedavisi; çocuğun tetkiklerine, günlük alması gereken enerjiye, besin gruplarının dağılımına göre düzenlenecektir. Beslenme programı uygulandığı takdirde ağırlık kaybıyla birçok tıbbi değer normal düzeylere dönecektir. Bu süreçte ailenin ve çocuğun sağlıklı beslenme eğitimi ile de yanlış beslenme alışkanlıkları terk edilecektir. Sağlıklı beslenmeyi öğrenen çocuk sağlıklı yaşam davranışı geliştirmiş olacak ve belki de kendi yaşamına en büyük katkılardan birini sağlayacaktır.

*Fiziksel Aktivite:

Çocuk ve yetişkin hastalarıma önerdiğim (egzersizi kısıtlayan sağlık etkenleri olmamak kaydıyla) fiziksel aktivite ağırlık kaybını desteklemekle birlikte sağlıklı yaşam davranışını oluşturmaya da katkı sağlamaktadır. Özellikle çocukluk döneminde belirli bir sporu düzenli olarak yapmak çocuğa özgüven ve kişisel gelişim konularında katkı sağlamaktadır.

*Sağlıklı Beslenme Eğitimi:

Sağlıklı beslenme eğitimi ile çocuk ve aile soru işaretlerine cevap bulacak, hatalı uygulamaları doğru uygulamalar ile değiştirecektir. Davranışsal değişiklikler tıbbi beslenme tedavisinin olumlu sonuçları arasındadır. En olumlu sonuç ise sağlığa kavuşmaktır. Çocuğunuzun obez (şişman) oluşunu seyretmeyin, önlemler alın. Sağlıcakla kalın …

Write a comment